Değerli Okurlar,

2014 yılının ilk sayısını sizlere iletirken bu yılın tüm İTÜ’lülere sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini diliyoruz. Bu sayımızla dergimizin kapak ve boyutunda bazı yenilikler getiriyoruz. İlerdeki sayılarımızda dergimizi geliştirme çabalarımızın daha da artması için çalışmalarımız devam edecek. Hedefimiz, içeriğimizi İTÜ’nün,  temel bilimlerden teknolojiye,  insan ve toplum bilimlerinden  müzikoloji ve tasarıma  kadar uzanan eğitim/araştırma alanlarında sağladığı ulusal/uluslararası gelişmelere  ve yeniliklere yer vermek.  Böylece okuyucu kitlemizi genişletmeyi umuyoruz.
 
63. sayımız için  dosya konusu olarak son zamanların önemli bir ilgi alanı olan ve farklı görüşlerin tartışıldığı ‘Kent Meydanları’nı seçtik. Kentlerin kalbi olarak
adlandırılan, bazen yolların düğüm noktası, bazen kentlilerin buluşma ve tören alanları olan ve içinde bulunduğumuz dönemde yeniden düzenlenmelerinin söz konusu olduğu bu açık mekanların fiziksel ve toplumsal işlevleri ile ele alındığı bir dosya hazırladık. Bu konuda söyleyecek sözü olan daha bir çok yetkili bulunduğunu biliyoruz. İlgilenenlerin katkısını almaktan mutluluk duyacağız. Dosyada yer alan  altı makalede "Meydan" kavramı çeşitli açılardan ve çeşitli örnekler üzerinden inceleniyor. 
 
Kamusal alan olarak,  fiziksel ve sosyal boyutları ile var olan meydanların farklı özelliklerini ele alan Şebnem Önal Hoşkara,  "Kentsel Kamusal Mekanların Şahı" adlı yazısında konuyu ayrıntılı olarak inceliyor ve kentlerin yerel karakterinin ve kültürel çeşitliliğinin bu alanlarda yansıdığı görüşünü açıklıyor.  
Mete Tapan,  "Meydanlar Üzerine Notlar ve Taksim Meydanı" başlıklı yazısında meydanın tanımını yapıyor ve meydanlarda kentlerin tarihini okuyarak geçmişle gelecek arasındaki köprünün kurulabileceğini vurguladıktan sonra, çeşitli örneklerle  tasarıma ilişkin görüşlerini ortaya koyuyor.
Bir kamusal alan olarak meydanların biçimlenmesini "Kamusal Alanların Biçimlenmesi" adlı yazısında irdeleyen Ebru Erdönmez, toplumsal ilişkilerin etkisini farklı kuramsal yaklaşımlarla anlatıyor.
 
Deniz Aslan, Taksim’in bir yanda  19. yüzyılda İstanbul'un bir cazibe merkezi olan Pera’nın kapısı ve diğer yanda da  İnönü Gezisi’ne açılarak Maçka, Teşvikiye bölgesinin kapısı niteliğini taşıdığını, giderek yoğunlaşan  trafik yüküyle ölçeksiz / unutulmuş bir mekan haline geldiğini söyleyerek,  artık çağdaş yeni bir meydan tasarımının zamanının geldiğini vurguluyor.
 
İstanbul'un iki önemli meydanı Taksim ve Beyazıt. Yıllardan beri gündemde  kalmış  ve çeşitli tartışmalara ve proje yarışmalarına konu olmuş bu meydanlarla ilgili
iki yazı dergimizde yer alıyor. 
 
Doğan Hasol, Beyazıt Meydanı’nın Öyküsü: Beyazıt  Meydanı bu hale nasıl geldi?" başlıklı yazısıyla Bizans İmparatorluğu sırasında bir Forum olarak düzenlenen ve Osmanlı İmparatorluğu’na geçtikten sonra Saray Meydanı niteliği kazanan  meydanın, zaman içinde değişen yöneticilerin  imar faaliyeti  adı altındaki müdahaleleriyle nasıl bugünkü durumuna geldiğini anlatıyor. 
 
Hasan Kuruyazıcı ise "Cumhuriyet'in İstanbul'daki Simgesi Olarak Taksim Meydanı" başlığı altında,  meydanın 21.yüzyıla kadarki dönemini fiziksel değişimi ve sosyal olaylarıyla ayrıntılı olarak anlatıyor.
 
Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO), üniversite ve sanayi arasında işbirliği, akademisyenler ve öğrencilerin girişimci fikirlerinin proje ve uygulamaya dönüşmesi, akademik alanda edinilen bilginin sanayide uygulama alanı bulması ve nihayet bu çalışmaların patentlenebilmesinde kritik roller üstleniyor.  Arı Teknokent çalışmaları ile büyük başarılara imza atmakta olan  İTÜ, sabırsızlıkla beklenen Teknoloji Transfer Ofisini,  İTÜNOVA TTO adıyla geçtiğimiz günlerde hizmete açtı.  Üniversitemizdeki ‘bilgi’nin sanayi ile buluşması ve ticarileşebilmesi amacıyla kurulan İTÜNOVA TTO’nun işlevi ve hedeflerini Ahmet  Sabri Çelik, Altuğ Şişman ve Arzu Eryılmaz’dan aktarıyoruz.   İTÜ Arı Teknokent firmaları tanıtım dizisinin bu sayıdaki konukları: Sentromer, Vistek Isra Vision, Valensas, Kron ve Matriks. 
Dergimizin, ilginizi çekeceğini umduğumuz  bir diğer konusu da iş sistemlerinin bilimsel bir şekilde incelenmesini amaç edinen ‘Ergonomi’. Konunun uzmanı Ahmet Fahri Özok,  bu sayımız için kaleme aldığı “Sağlık ve Güvenlik Açısından Ergonomi” başlıklı makalesinde  bu bilim dalının temel amacına ışık tutarak, günlük yaşantımızda bilgisayarla çalışma için bazı ergonomik önerilerde bulunuyor; kent yaşamında ergonominin önemini örneklerle açıklıyor.  
Haber sayfalarımızda, İTÜ’de ve Vakfımızdaki gelişme ve etkinlikleri aktarırken, Genç Başarı sayfalarımızda öğrencilerimizin göğsümüzü kabartan başarılarına yer veriyoruz. 

Saygılarımızla,
Prof. Dr. Yıldız Sey

Dergiye ulaşmak için lütfen tıklayınız.